Türkiye’de varoş isyanı yakındır, tetikleyicisi de medyadır

Varoş

Varoş bölgesinde yaşayan apaçi çocuk

Son yıllarda televizyonda yapılan programlara baktığımda Türkiye’nin geleceği için açıkçası çok olumlu düşünemiyorum. Hatta her geçen gün biraz daha kötü düşünceler kaplıyor içimi… Klasik yorumlara girmeyeceğim, yok efendim “TV’de yayınlanan programlar çok kalitesiz”, neymiş efendim “kaliteli, orijinal hiçbir şey yok”, “ay ben hiç izlemiyorum” gibi geyik yapmayacağım. Çünkü TV’de kalite derdinde değilim. TV denilen ve her evde olan aletin insanları eğitmesi gerektiğini düşünmüyorum. İnsanları eğitmesi gereken daha önemli olgular var: Aile, çevre, okul ve bunun gibi… Eğitilmiş bir birey zaten ne yapıp ne yapmayacağını, ne izleyip izlemeyeceğini bilir, ona göre hayatını yaşar…

Günümüzde zaten TV’de her saat her türlü programlar mevcut, isteyen Prime Time’da film ya da belgesel izleyebilir. Show, KanalD, ATV, Star, Fox, TNT gibi kanallara hiç uğramadan yaşamak mümkündür. Dolayısıyla “TV’de kaliteli bir şey yok” geyikleri benim için boş laflardır.

Ben Türkiye’de yüzde 80-90 izlenme oranına ulaşan TV kanallarının, son yıllarda sadece varoş kültüründen beslenmesinden ve bu durumun ileride büyük toplumsal sorunları ortaya çıkarmasından endişe ediyorum.

Varoş kültürü baskın

Toparlamam gerekirse, ülkemiz giderek varoş kültürün ağır bastığı ve toplumun varoşlar üzerinden beslendiği bir ülke haline geliyor. Büyük medya gruplarının TV kanalları, yayınladıkları programlarda varoşları ruhunu okşadıklarını sanarak, “iyi bir halt ediyoruz” diye düşünebilirler. Ancak toplum önüne çıkarılan varoşlar, 5-10 dakika TV’de gözükme uğruna, gelecekte kendilerinde ağır travmalar oluşmasına sebep olacak bir aşağılanma ile karşı karşıya kalıyorlar. Kendileri o an orada olarak çok önemli bir şey yaptıklarını düşünüyorlar. Fakat, er ya da geç  uyanacaklar ve tüm Türkiye’ye meze olarak sunulduklarının farkına varacaklar. İşte o zaman Türkiye’de, Avrupa’da olduğu gibi bir varoş isyanı başlayacak ve maalesef bu isyanın faturası çok ağır olacak.

Daha vahimi de var. Maalesef son yıllarda TV’de yayınlanan bazı dizilerde varoş insanlarıyla çok ciddi şekilde dalga geçiliyor ve varoş mahallelerde yaşayanlar aşağılanıyor. Reyting kapmak amacıyla yapılan bu basit uygulama, amacına ulaşıyor olsa gerek, benzeri diziler birbiri ardına televizyonda boy göstermeye başladı. Tıpkı varoşları TV’de rezil etme amacıyla yapılan yarışma, evlilik ve kıyafet programları gibi…

Türkiye’de varoşları beyaz cam önünü çıkaran yapımlar, şu an reyting rekorları kırabilir. Fakat, gelecekte varoşlardaki insanların kullanıldıklarını anlamasıyla toplumsal açıdan büyük sorunların yaşanması kaçınılmazdır. Özellikle varoşların bir jüri önüne çıkarılarak aşağılanması üzerine kurulan yapımlar, bu isyanın en büyük tetikleyicisi olacaklar.

Apaçi danslarına, arabesk raplere, karı-koca aramalara, pazardan elbiseler alıp en şık ben olayım diye debelenmelere olanak veren medya, zaten eşitsizlik, eğitimsizlik ve önemsenmemek yüzünden geri kalan varoşları, yerinde saydırmaya ve daha da geri götürmeye sebep oluyor. Eğitim olarak imkansızlıklardan kendini geliştiremeyen varoşlar da, bu tarz anlamsız atraksiyonlara kendilerini bir yere taşıyacağına inandıkları için yöneliyorlar. Medyaya çıkınca da toplumda onları izleyen insanlara malzeme olmaktan öteye gidemediklerini fark edemiyorlar. Ama er-geç varoşlar, bunun farkına varacaklar ve kendilerine yapılanlar için öfkelenecekler. Buna sebep olan medyada, o zaman sadece “Varoşlar ayaklandı” şeklinde haber yaparak, görevini yerine getirdiğini sanacak.

Kısaca bu ülkede gelecek 20 yıl, arızalı geçecek…

Umarım ben yanılırım, umarım varoş kalkınma planları bunlar yaşanmadan üretilir ve daha huzurlu bir gelecek bizi bekler. Medyadan umudum yok ama toplumsal olarak bir aydınlanma yaşamak için internet beni ümitlendiriyor. Tabi sadece sevgili bulmak amacıyla kullanılmayacağı anlaşılırsa…

Sağlıcakla kalın…

3 yorum

Bir Yorum Yazın

  • Güzel ve yerinde tespitler. Ayrıca varoşlara karşı toplumda oluşan dışlama ve kibir de büyük sorunlar yaratacaktır. Kitlesel olmasa da, bireysel sorunların kaynağı olacaktır diye düşünüyorum.

  • Umarım yanılırsınız, isyan falan olmasın. Şu 100 yılı düşe kalka bir bitirelim inşallah. Çok önemli noktalara değinmişsiniz. Ben de çok acıyor ve üzülüyorum. Doğu ile Batı arasında kalan geçlerimizin, medyanın bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde beyinlere uyguladğı radyasyona maruz kalması çok kötü. Bahsettiğiniz apaçiler vs. çok manidar konular. Kimileri bir ‘geyik’ mevzusu olarak görse de yetişen yeni neslin uç noktalarda at koşturması hakikaten sorun teşkil ediyor.

  • Haklısınız ama isyan falan olmaz.Bu ülkede her gün gündem değişiyor.Bugün bir dizi izler o tetikler diyelim yarın haberleri açar bakar ki Başbakan şunu demiş hoppalaaa!!Bu işler böyle o yüzden sırf bu sebeple hiçbir fikir çatışması olmaz.

Cemal Alp Solak

İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri 2004 Mezunu, Eski Gazeteci, blogger, iletişim ve dijital pazarlama uzmanı... PHP ve WordPress sevdiği konular...

Bumerang - Yazarkafe